Uğraşma sevdiğim uğraşma boşa!
Unutmak istersin, unutamazsın…
Alnına yazılan gelirmiş başa
Unutmak istersin, unutamazsın…
Benim duygum yoktur âciz kullarda.
Kin duyarsın aşka başka kollarda.
Gözlerin dâima kalır yollarda.
Unutmak istersin, unutamazsın…
Ararsın bulunmaz, kimdeydin kusur!
Yüreğin pas tutar, ellerin nasır…
Gün uzar yıl olur, yıl uzar asır…
Unutmak istersin, unutamazsın…
Aşkını yaşarsın binbir türküde.
Ben kokar menekşe, lâle, orkide.
Bir ses sana der ki: “Döner belki de!”
Unutmak istersin, unutamazsın…
Bana gel sadece bana… Yıllardır içinde sakladığın ve haykırmak için biriktirdiğin sevda sözlerinle gel. Ya da konuşma, tek bir söz bile söyleme, suskunluğunla gel. Utangaçlığın, güçsüzlüğün, üzerini yalanlarla örttüğün hatalarınla gel.
Sana kendini anlatman için hiç fırsat vermeyen insanları bırak bir kenara. Onlar hep zamanını çaldı senin. Sen aşkını saklarken hoyrat ellerden, onlar her seferinde bir çentik açıp yüreğine, büyüttüler yaranı, kanattılar. Sen paylaşmak adına içindeki mavilikleri sunarken onlara, yıldızsız gecelerin karanlığına çektiler seni. Kimliğini çaldılar.
Uyuyamadığın bütün uykuları, üşüdüğün kış sabahlarını, iç sıkıntısıyla geçirdiğin bütün akşamları, seni yatağından sıçratan kabuslarını topla öyle gel. Arzuladığın; ama, ertelediğin ne varsa hepsini alıp gel.
Ben koşulsuzca sevmeye hazırım seni. Sorgulamadan, yargılamadan, değiştirmeye çalışmadan sevmeye hazırım. Hayatı seninle keşfetmeye, seninle yaşanacak sevdanın isimsiz bir neferi olmaya hazırım.
Gel ve sarıl bana. Bu sahte hayatların ortasında inandığım tek gerçek sen ol. Suç ortağım ol, aşık olmak suçunu birlikte işleyelim. Bekleyişle tüketme beni. Gel ve sarıl, son bulsun kalabalığın ortasında asırlardır süren korkunç yalnızlığım.
Vazgeçilmezim olmak için gel. Seni kaybetmekten öyle korkayım ki düşüncesi bile titretsin yüreğimi. Sen olmadan yaşanmayacağını bileyim, sen olmadan geçecek bir gün bile yaralasın, acıtsın kalbimi.
Bekleme artık gel. Başkalarının asla göremediği, bir tek benimle konuşan içindeki o deli çocuğu ortaya çıkarmak için gel. Korunmaya muhtaç bir çocuk o, biliyorum. Korkma, kimsenin onu incitmesine izin vermem. Güven bana. Birine güvenmenin insanda yaratacağı o müthiş huzuru duyarak gel.
Gel ve ağla. Bunca yıl çektiğin acılardan bir çırpıda sıyrılmak için sarıl boynuma ve ağla. Gözyaşlarınla birlikte akıp gitsin hepsi. Seninle ağlarım bende. Bende sıyrılırım, yüreğimi sömüren kimliksiz sevdalardan. Bir tek sana kalırım kendim olarak. Bir tek sana hiçbir şey beklemeden sunabilirim benliğimi.
Sadece bana gel yâr… Yıllardır ışık girmemiş karanlık odalarımı aydınlatmak için sadece bana gel. Ben sevmeye hazırım seni… Sonsuza dek sevmeye…
Not: Bu yazı Mehmet Çoşkundeniz’in “AŞK bize yakıştı” adlı kitabından alınmıştır.